apartman genel kurulu kararı gereğince, dairelerde kedi, köpek b

Yeni evimize taşınalı neredeyse üç ay olacak. Daha inşaat halinden izlediğimiz, hayaller kurduğumuz ev, bizim için bir kâbusa dönüştü diyebilirim.  

Evi satın aldıktan sonra, taşınmamıza bir hafta kala ‘apartmanda evcil hayvan beslenemeyeceği’ söylendi. Eşim de ben de bu tür haberler karşısında ‘aaamaaannn, timsah getiririm, gergedan beslerim, bu herifler bişey yapamaz’ diyecek kadar rahat insanlar olamadığımızdan, gergin günlerimiz de Kubrick'in The Shining'i tadında başladı. Her şeye karşın köpeğimizi ve kedimizi de getirdik tabii ki eve. Ama dışarı çıkarken biri görür mü, birisiyle karşılaştık mı… gerginlik, huzursuzluk…

Yöneticimiz, apartmanda köpek, kedi, her türlü evcil hayvan beslemeye, hatta bu canlıların varlığına karşı. Ancak kendisine sorarsanız, aslında hayvanları çok seven, hatta bizden bile fazla seven bir şahsiyet. En az kendisi kadar köpek seven bir başka komşu ile birleşip, apartmandaki köpekleri attırmaya and içmiş durumdalar. Bizce gerçekte köpekten ödleri patladığı için bunu yapıyorlar. Yani sırf kötülük olsun diye böyle şey yapılır mı? Iago mu bunlar?

Diğer komşular mı? Büyük bir kısmı için fark etmiyor. Genel olarak, apartmanda köpek beslenemez fikri yaygın… Tabii canım, apartmanda köpek beslenir mi hiç? Apartman insanların yaşayacağı yerdir. Hayvanın işi ne! Apartmanda hayvan beslenemez!

Havlamıyor, çevreyi kirletecek bir şey yapmıyor, bunların hiçbiri önemli değil. Apartmanda kedi, köpek beslenemez, işte o kadar… Beslenemez de beslenemez…

Benim bir buçuk yaşındaki kızım bile daha uzlaşılabilir bir kişiliğe sahip...

Bizim gibi haddini bilmez, dokuz yaşında tatlı köpeklerini yeni evlerine getiren bir aile daha var apartmanda. Terbiyesizler ne olacak? Köpeklerini de getirmişler. At, sat, ver, ne bileyim ne yap köpeğini, apartmana niye getiriyorsun…

Apartman toplantısına komşularla tanışırım heyecanı, biraz da kedi köpek sahibi olmanın tedirginliği ile katıldım. Hayvan besliyoruz ya evde, ayıp bir şey yapıyoruz. Kim bilir ne pis, ne mikroplu insanlarızdır. Iııyyyy...

Konu dönüp dolaştı, apartmandaki köpeklere geldi. Ne söyledim, ne anlattıysam boşuna. Biz de gürültüye, pisliğe karşıyız. Bir problemlem varsa birlikte çözelim. Uygar insan uzlaşır... ne dediysel boşuna. Zaten yönetici ve cankuşu uzun suratlı asık yüzlü amca, ‘apartmanda hayvan beslenemez’ yasağını koymak üzere gelmişler. Empatiden, hoşgörüden, sevgiden yoksun soğuklukları, kendileri gibi olmayan ve onlar gibi düşünmeyen, yaşamayan, inanmayan, onlar gibi konuşmayan, vs vs… insanlara karşı geniş nefret potansiyelleri ile dimdik ayaktalar… Bu insanlar, mevkileri ve meslekleri ile ayakta duruyorlar aslında. Çoğu kişi yanlış bir teslimiyetle saygı duyuyorlar onlara. Kolay mı hakim olmak, banka müdürü olmak… Sadece mesleklerini kimlik edinen, kişiliklerini, benliklerini bu kimliklerin içinde eritmiş, yok etmiş kişiler… Bu etiketlerini saygınlıkla bezeyip iyi kullandıkları içiiin sonunda istedikleri kararı aldırdılar: Apartmanda evcil hayvan beslenemez!

Kendilerini burada alkışlıyor, hoşgörüsüz, saygısız, başkalarının hayatına müdahale etme gücü ve hakkını onlara tanıyan diğer ne yaptığını bilmez, bana dokunmayan yılan yaşasın zihniyetli, sağduyudan uzak, neyin altına imza attığının farkında olmayan, önem de vermeyen zavallılara da sevgilerimi iletiyorum…

Bu yasak apartmanımıza, vatana, millete hayırlı olsun...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !